Çin’in Rus yapımı jetleri satın almasındaki asıl amaç


aSon zamanlarda, iki en büyük jeopolitik düşman olan Japonya ve Çin’in “Senkaku adaları” yüzünden yeniden gerginleşen ilişkileri birçok uzmanın dikkatini çekmektedir. Çin’in en güney sınırında yerleşik bulunan Senkaku Adalarının Japon hükümeti tarafından yıllardır kontrol edilmesi ve son zamanlarda Çin Halk Cumhuriyetinin bu adaların kontrolünün kendisine verilmesi talebinde bulunması yeni bir gerginlik dönemini de beraberinde getirdi.

Bu olaydan sonra Çin hükümetinin hızlı bir biçimde silahlı kuvvetlerinin kapasitesini artırmak için son model silahları ithal etmeye başlamıştır. Hızla gelişen ekonomik gücüne güvenen Çin Halk Cumhuriyeti, eski komşusu ve ortağı Rusya Federasyonundan son model savaş jetlerinden olan Su-35 jetlerinden tedarik etmeye başlamıştır.

Japonya ve Çin ordularını karşılaştırdığımızda, Japon ordusunun çok daha donanımlı, daha eğitimli ve daha teknolojik bir endüstriye sahip olduğunu söylemek zor değildir. Rusya’nın teknolojik açından oldukça gelişmiş olan bu jetleri Çin’e satması birçok uzmanı da şaşırtmış bulunmaktadır. Zira uçağın yapımında kullanılan yeni radar ve füze sistemleri oldukça gizli bir ortamda tasarlanmış ve üretime geçirilmişti.

Aslında Çinin bu jetleri satın almasının perde arkasındaki amaç jetleri kullanmak değil, Su-35’in yapımında kullanılan yeni teknolojiyi taklit ederek, aynı teknolojiye sahip uçakların Çin ordusu için üretilmesinin planlanmasıdır.

Mart ayında Moskova’ya resmi ziyarette bulunan Çin’in yeni lideri Xi Jinping, Rusya devlet başkanı Vladimir Putin’le görüşerek bu alandaki ortaklığın sürdürülmesinde duydukları ilgiyi açık bir dille belirtmiştir. İlk zamanlar Rusya’dan sadece 4 savaş uçağı satın almayı planlayan Çin hükümetinin rakamı belirli oranda artırmasının nedeni de, Rusya Savunma Bakanlığı 48 adedin altında savaş uçağı satmayı reddetmesidir. Moskova’da bulunan Çin lideri son olarak rakamı 24’e indirmeyi başararak, imzalanan antlaşmanın değerinin 1,5 Milyar $ olduğunu belirtmiştir.

ABD’de “Kaya gazı” ihracının artması, dünyanın en büyük doğal gaz ihracatçısı olan Rusya’nın ekonomik açıdan sıkıştırılması anlamına geldiği için, enerji alanında liderliğini kaybetmesi halinde Rus hükümeti askeri alandaki etkisi artırmayı planlamaktadır ve şimdiden komşu ülkelere en son teknoloji yapımı silahlar ihraç ederek, çeşitli anlaşmalara imza atmaktadır. Çin ise Rusya tarafından üretilen son teknoloji ürünü silahları almakta oldukça iddialıdır.

Dünyanın ekonomik açıdan en hızlı gelişen ülkesi olan Çin, dünyanın yeni ekonomi merkezi olmakla beraber son 1 yılın hesaplamalarına göre çeşitli anlaşmalardan ve ortaklıklardan tam 3,4 trilyon dolar kar etmiş bulunmaktadır.

Ekonomik ve siyasal etkisini artırmayı planlayan Çin, Avrupa’da krizin tavan yaptığı bir dönemde Yunanistan, Portekiz gibi ülkelere ekonomik müdahale de bulunmaya başlamış ve iflasın eşiğinde bulunan tüm özel şirketleri satın alarak hisse sahibi olmayı başarmıştır. Bu adımlar beraber Avrupa’ya da bir mesaj gönderen Çin, aynı zamanda kendisine 1989’dan bu yana uygulanan silah ambargosunu kaldırma girişimlerinde bulunmaktadır.

Çin’in artan gücüne sessiz kalmayan Japonya ise kendi deniz kuvvetlerini ABD ve İngiltere Savunma Bakanlıklarının da yardımıyla daha da güçlendirmeye devam etmektedir. Yaşan tüm krizlere ve silahlanmaya rağmen gelecek üç yıl içerisinde iki ülke arasında muhtemel bir deniz savaşının patlak vermesi ise oldukça düşün düzeydedir.