Viktor Yanukoviç ve Ukrayna Muhalefeti



Son günlerde Ukrayna’nın başkenti Kiev’de yaşanan olaylar dünya gündemine bomba gibi düştü. Ukrayna cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’in, Vilnius’da gerçekleşen Avrupa Birliği liderleri toplantısında anlaşmaları imzalamayı reddetmesi karşısında ABD dâhil tüm Avrupa liderleri şaşkına dönmüş durumdadır. Bu haber üzerine sokaklara dökülen ve çoğu öğrencilerden oluşan eylemciler ilk günlerde başkanın kararını boykot etseler de eylemin büyümesiyle talepler de büyümüş bulunmaktadır. Artık protestocular Viktor Yanukoviç’in görevden gitmesi, sitifa etmesi talepleriyle sokaklara dökülmektedir.

Vilnius zirve görüşmelerinin sona ermesinin ardından birçok Avrupa lideri Rusya cumhurbaşkanı Vladimir Putin’i,  Kiev’e ekonomik ve siyasi baskılar yapmakta suçlayarak bunun siyasi ahlaka ters düştüğünü belirtmiştir. Avrupa Birliği başkanı Herman van Rompuy basına yaptığı açıklamada “Uluslararası ilişkiler sisteminin 21. yüzyılda yürümesi gerektiği gibi yürüyemediğini, bunun sebebinin de Rusya’nın bağımsız ülkelerin iç meselelerine karışarak çeşitli baskılar yapması ile alakalı olduğunu” belirtmiştir.

Devlet başkanı Viktor Yanukoviç, anlaşmadan vazgeçmesine sebep olarak Avrupa’nın Kiev’e yönelik orta ekonomik yardım paketini oluşturamamasında ve Avrupa’ya olan güvensizlikten kaynaklandığını söylemiştir. Zira bundan önce Avrupa’nın desteği ile başkanlık koltuğuna getirilen Viktor Yuşenko da kısa zamanda destekçilerini hayal kırıklığına uğrattı. Neticede siyasi otoritesini ve karizmasını kaybeden Viktor Yuşenko koltuğunu bırakmak zorunda kaldı. Onunla aynı dönemde başkanlığa aday olan Yuliya Timoşenko seçimleri kaybetse de yeni hükümet döneminde başbakanlığa getirildi. Lakin çok bahsettiği ekonomik reformları gerçekleştiremedi, aksine 2011’de rüşvet suçlamasının ardından da hapse atıldı.

Uzmanların beklentisine gelince, çoğu Batılı uzman Yanukoviç hükümetinin protestoları zorla bastıracağından ve bundan sonra ülkede başlayacak kaosun daha da büyüyerek diğer şehirlere yayılması yönünde tahminler yürütmektedir.

2004 senesinde Leonid Kuçma’ya karşı ayaklanan öğrenciler polis ve asker zoruyla dağıtılmış; çoğu gençlerden oluşan ve aralarında bulunduğu belirtilen provokatörler de hapse atılmıştı. 1 milyonu aşkın kişinin sokaklara döküldüğü bugünlerde henüz bir çözüm süreci belirlenebilmiş değildir. Bu da ana muhalefeti zayıf kılan hassas noktalardan birisidir. İkinci ve en önemli eksikliklerden biri de muhalefeti idare eden tek bir liderin olmamasıdır. Protestolara katılanlar arasında eski devrim lideri Viktor Yuşenko kadar popüler olan veya Yuliya Timoşenko kadar siyasi karizmaya sahip olan herhangi bir siyasetçinin mevcut olmamasıdır.

Öğrencilerin eylemleri bir hafta daha uzatma planı muhalefet liderlerini daha da umutlandırmış gözüküyor. Eski boks şampiyonu olan ve şimdilerde popüler bir siyasi isim olarak öne çıkan Vitaliy Kliçko protestocularla beraber meydanlarda olacağını Vilnius toplantısında Avrupa liderlerine belirtti. Aynı zamanda Ukrayna muhalefetini bir çatı altında birleştireceğini de beyan ederek; birçok kişinin daha eyleme katılabileceği yönündeki umutlarını da artırdı. “Bizim cumhurbaşkanımız siyasi iradesi olmayan biri. Bu yüzden biz erken seçimlere giderek Ukrayna’yı Avrupa’da hak ettiği yere getireceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç Avrupa’ya sırt çevirmesinin sadece ekonomik nedenlerden olduğu konusunda da ısrar etmeye devam ediyor. Anlaşmanın imzalanmasına birkaç gün kala alacağı 610 milyon avro para yardımının yeterli olmadığını düşünen Yanukoviç, Moskova ile yeni enerji anlaşmasının ve 10 milyar avro para yardımının daha olacağını düşünmekte. Anlaşmaların fes edilmesinden 1 gün sonra Moskova, Ukrayna’ya verdiği doğal gaz fiyatlarında indirim yaptığını beyan etti. Bu beyanatın üzerine protestoların şiddeti daha da artmaya başladı. Bazı şehirlerde Ukrayna iktidar partisinin üst düzey isimleri cumhurbaşkanının bu tavrına karşı görevlerinden istifa etmeye başladılar.

Bugün ülke ekonomisinde en büyük düşüş süreçlerinden birisi yaşanmaktadır. Ülke içinde işsizlik oranını sadece 2 yılda %10 arttı ve dış borcun %30a varan oranlarda yükseldiği bir devirde; öğrenci ve gençlerin çoğu ülkeyi terk etmeye devam ediyor. Dünyanın önde gelen ekonomik araştırma merkezlerinin yaptıkları araştırmalarda da Ukrayna’nın Yunanistan’la aynı kaderi paylaştığı ifade edilmektedir. Bunun yanı sıra çoğu ülke de, Kiev’in gelecek 5 yıl boyunca dış borçlarını kapatacağına inanmamaktadır.

Tabii ki, Ukrayna’nın bu kararının da ağır bir bedeli olacak. Anlaşmaların fes edilmesinden derhal sonra Kiev diğer Avrupa ülkelerinden borç ve kredi yardımları alamayacağını anlayarak, yüzünü Doğu’ya, Çin’e çevirmiş bulunmaktadır. Yanukoviç’in beklemeden Pekin’e gitmesi de bunun ispatıdır. Anlaşmanın imzalanmamasıyla eski başbakan Yuliya Timoşenko’nun da beraat etme hayalleri de suya düştü. 2015’teki seçimlerde yeniden aday olmayı planlayan Viktor Yanukoviç’in ikinci kez seçilmesi durumunda Ukrayna’nın geleceği açısından bir felakete yol açacağı düşünülmektedir.

FUAD T. ŞAHBAZOV
AFASAM ARAŞTIRMACISI