Mali’de Fransız Operasyonu: Koloniye Dönüş

E9F741C9-1E51-47E4-A00C-718EF5FCFA78_mw1024_n_sFransız ordusunun Malide yürütdüğü askeri operasyonla birlikte bu ülke eski kolonisi olan Maliye geri dönmeyi başardı. Malide halen devam eden akseri operasyonlar aslında Avrupa Birliği ülkelerinin enerji politikası konusunda ne kadar hassas olduklarını isbat etmektedir.

Operasyonu,  Avrupanın yürütmüş olduğu diğer tüm savaşlardan farklı kılan tek bir sebeb, ABD’nin bu kez savaşa katılmayı kesinlikle reddetmesi oldu. Bunun anlamı, Amerikanın artık dünyadakı savaş senaryolarını temin etmek durumunda olmadığı veya bunu istememesidir. Bu yüzden “Eski Dünya”, Afrika kıtasındakı strateji çıkarlarını korumak için Fransa’ya, Mali gibi bir ülkeye askeri müdahele etme yetkisi vermeye mecbur oldu.

Bugün, milyonlarla Avrupalı Cezayirden gelen doğal gaz ve Nijerden ithal olunan uranyuma bağlı olarak yaşamaya devam ediyor. Sahara bölgesinden ithal edien bu kaynakların bir anda yok olması Avrupa ülkelerinin tamamıyla buzlaşmasına, en önemlisi bütün ekonomi sistemlerinin çökmesine sebep olacaktır. Bu sebebten Mali’deki askeri operasyon bir çeşit “ekonomik savaş” olarak nitelendiriliyor. Bu savaş “Eski Dünyanın” hayati önem taşıyan enerji kaynaklarına erişme imkanı sağlayacak, bölgede Albay M.Kaddafi rejiminin düşmesinden sonra iyice güçlenen İslamcı hareketlerin ve terör örgütlerinin tesirlerinin hızla yayılmasının karşısını alacaktır. Libyadakı iç savaşın sona ermesinden hemen sonra Mısır ve Suriyede başlayan siyasi çekişmeler bölgede istikrarsızlığın hızla yayılmasına, Malideki İslamcı örgütlerin de iyice güçlenmesine sebeb oldu. Onlar 2012′nin ortalarından ülkenin doğusunda – Cezayirle sınır hattında (Rusya ve Norveçden sonra Avrupanın 3 numaralı doğal gaz ihracatçısı) kontrolü ele alarak bir çok devletin ulusal çıkarlarını ciddi şekilde tehdit etmeye başlamışlardı.

Mali ve Nijer kendi topraklarında çok sayıda uranyum yataklarının mevcut olması, onları Fransa için cazib kılan önemli sebeplerdendir. 2001 yılından bu yana uranyum yatakları Fransanın “Areva” şirketiyle bir kaç Çin enerji şirketi tarafından işletilmeye devam ediyor. Uranyum dışında, Malinin Batı ülkelerinin hedefi haline getiren diğer faktörler zengin petrol yatakları ve altın madenleridir. Eski fransız kolonisi olan bu ülke (13,8 milyon nüfusu ile) Afrika kıtasının ilk altın ihracatçısı olmayı başarmış ve bir çok ünlü uluslararası şirketlerle ortaklık antlaşması imzalaşmıtır. Örneğin, ülkedeki altın madelerinin talibleri sırasında dünyaca ünlü “Randgold Resources”, “Landgold” ve Kanadanın “Robex Resources” gibi şirketler var. İlaveten Batı ülkelerinin bir kısmına petrol ihraç eden Mali, 2001 yılından bu yana Fransanın petrol devi “Total” ile ortaklığa imza atmış ve Cezyir sınırındakı neft kuyularını işletmeye başlamıştı. Tüm bu zenginliklere rağmen Mali dünyanın en fakir ülkesi ünvanını da korumaya devam etmişdir.

2012 yılından ülkede başlayan iç savaş ve İslamcı örgütlerin güçlenmesi, sınır komşusu Cezayiri oldukça tedirgin etmeye başlamış ve nihayetinde ABD’nin de onayı ile BM ülkelerinin 20 Ocaktaki görüşünde Maliye askeri müdahelenin başlatılması hakkında karar alınmıştı. Daha önce de belirttiğim gibi, Amerika Malideki operasyona asker çıkartma teklifine olumsuz cevap vermiş, ama operasyonda görev alacak askerlerin eğitim ve techizat meselelerine yardım etmeyi kabul etmişdi. İkinci olarak, Washington krizin hall edilmesinde esas rolü bölgenin “süper gücü” sanılan Cezayirin üstlenmesini arzulamaktadır. Önceden kurulan tüm planların bozguna uğrayacağı daha ilk günlerden belli olmuştu, zira operasyona başlayan  bir kaç BM askerinin ülkede kol gezen “Ansar-ad-Din” örgütünün militanları tarafından esir alınması, Fransa Cumhurbaşkanı Fransua Ollanın Maliye serbest bir operasyon düzenlenmesi için emir vermesine neden oldu. Fakat ilk günlerden Fransız lejionerlerine karşı büyük mükavimet gösterildi. Libyada bulunan askeri üstlerinden hücuma geçen örgüt militanları Cezayirde çalışan 100′den fazla yabancı uyruklu vatandaşları esir almış; neticede dünya gündemi bu haberle çalkalanmıştı. Cezayirin terörle mücadele grubu rehinelerin kurtarılması amacıyla operasyon düzenlemi,ş fakat malum olduğu üzere operasyon sırasında tam 37 rehine öldürülmüştü. Bu olaydan hemen sonra Cezayirdeki diğer yabancı uyruklu vatandaşlar ülkeyi terk etmeyi tercih etdiler.

Fransanın Malide tek başına operasyon yürütmesinin asıl amacı, Avrupanın “en büyük askeri gücü” olduğunu isbat etmesi ve bu ülkede günden güne güçlenen İslami faktörlerin tamamen aradan kaldırılmasıdır. Ayrıca Fransanın “NATO” üyesi gibi değil de serbest operasyon yürütüyor olması ona büyük avatanjlar ve kazançlar vaad ediyor. Çünkü AB (Fransa, Almanya) Doğu Afrika bölgesini ABD’ye kaptırmak niyyetinde değil.

Fuad SHAHBAZOV (Orijinal metin)

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir.