Mısır: Demokrasiden Diktatörlüğe

For English version click

Məqaləni Azərbaycan dilində oxumaq üçün tıkla

Mısır’da başlayan çatışmalar artık 2.haftasına girmiş bulunuyor. Sokaklara dökülen binlerce Mısırlı yeni cumhurbaşkanı Mursi’nin anayasa reformuna itiraz ederek onu devrik lider Hüsnü Mübarek’in yerini almakla suçladı.

Mursi ve yanlılarının ülkeyi modernleştirmek adına başlattığı radikal reformlarla birlikte, halk, yeni devlet başkanının asıl amacının Suudi Arabistan tipinde aşırı İslamcı bir devlet kurmak olduğunu söyledi. (Ahram-Online)

“Halk yeni anayasaya itiraz ediyor. Eğer vatandaşlar bu reformu desteklemezse o halde Parlamentonun da onayı ile yaratılacak olan Konsey sıfırdan yazılacak bir anayasa projesine başlayacaktır. Mısır halkı özgürlük için savaştı ve onu elde etti.  Bu anayasada herkes, kadınlar, çocuklar, yaşlılar kendilerini bulacaklar. Mısır halkı asla bir daha diktatörlüğe yer bırakmayacaktır” (Russia Today) bu sözleri Tahrir meydanında halkın önünde söyleyen Mursi ileri attığı bu proje ile birçok Arap devletinin de sert tepkilerini aldı.

Mursi hükümetine muhalif güçlerce, cumhurbaşkanı bu proje ile kendini “Yeni Firavun” ilan edecek ve ülke yeniden Mübarek devrine dönüş yapacaktır. Mübarek’in devrilmesinden bir yıl geçmesine rağmen ülke hala varlığını anayasasız bir şekilde sürdürüyor. Oylamaya sunulan bu anayasa projesine itiraz olarak muhalif liderlerden biri olan Muhammed el Baradey’i de Tahrir meydanına gelerek projeye olan itirazını bildirdi.

Muhalif güçler yeni “Halk Kurtuluş Partisini” yarattıklarını, meydandaki bu partinin asıl amacının Mursi hükümetinin diktatörlük meyillerine karşı savaşmak olduğunu ilan ettiler. Partinin ilk üyeleri ana muhalefetin en etkili isimleri – eski cumhurbaşkanı adayları Emir Musa ve Hamdin Sabbahi, ayrıca “Anayasa Partisi” genel başkanı Muhammed Baradey oldular.

Bütün bunlara rağmen “Müslüman Kardeşler” örgütü tüm halkı Başkan Mursi’yi desteklemeye çağırdı. Destek yürüyüşüne katılanlar arasında Mısır parlamentosunda ikinci büyük çoğunlukla yer sahibi olan selefi partisi “An-Nur” ve Mübarek rejimi devrinde en radikal İslamcı örgütlerden biri olarak görülen “El-Gamaa-El-İslamiyye” de vardı. Mursi’nin projesi gözden geçirilmek Ali Mahkemeye verilmiş olsa da Müslüman Kardeşlerin mahkeme binasını daireye alarak hâkimlere baskı yapması sonucunda, mahkeme projeyi gözden geçirmeyi ve cumhurbaşkanını  “demokrasiyi kısıtlamakla” suçladı.

Cumhurbaşkanı Mursi geçtiğimiz hafta Mısır Başsavcısını bulunduğu görevden alsa da Abdül Magid buna ihtimal vermeyerek bulunduğu görevi sürdüreceğini bildirdi. Yeni anayasa projesinde bu mesele de tartışılmaya çıkarıldı. Yeni anayasa oylamadan geçerse Başkan Mursi ülke içinde yapacağı reformlarda parlamentonun ve diğer devlet kurumlarının desteğine ve onayına ihtiyaç duymayacaktır.

Yeni yazılan anayasada İslam – Mısır’ın devlet dini, Şeriat – hukukun esas kaynağı olarak görülüyor. Ayrıca bu anayasaya göre ülke mahkemeleri artık dünyevi kararlar yerine daha çok şeriatın buyurduğunu esas rehber olarak tutulmalıdır, diye düşünüyor. Şeriatın yeniden ülke hayatında büyütülmesi bazı Hıristiyan ve Müslüman olmayan toplulukların itirazına neden oldu. Anayasanın bu metni Kahire’nin El-Azhar Üniversitesinin (İslam hukuku merkezi) camisinde ilk kez ilan edildi. Yeni anayasada İslam Peygamberinin en ufak şekilde bile olsa eleştirilmesi çok ciddi cezalandırılma talebini içeriyor ki, bu da yeni ve “demokratik” Mısırda düşünce özgürlüğü hakkı konusunda ciddi şüpheler doğurmaktadır.

Orijianl yazı için tıkla

FUAD T. ŞAHBAZOV
AFASAM ARAŞTIRMACISI 

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir.