Türkiyəli iş adamı,sosial media ve reklamçı A.Selim Tuncer ilə müsahibə

 

 

 

 

 

1)     Diyalog adlı kişisel bloğunuz [ selimtuncer.blogspot.com ] sosyal alanda oldukca popüler. Çoğu kişi blogunuzdan çok şey ögreniyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Aslında öyle çok geniş kitlelere hitap eden bir blog değil bu. Büyük çoğunlukla mesleki yazılardan oluşuyor. Fakat mesleki terminolojiyi nisbeten az kullanmam, daha yalın bir dili tercih etmem nedeniyle bazı karmaşık konuları, ilgilenenler için daha anlaşılır şekilde sunabildiğimi, bunun da okurlarım arasına meslekten olmayan insanların katılmasını sağladığını düşünüyorum. Ayrıca, bir ders kitabında rahatlıkla bulabileceğiniz konuları tekrar etmemeye çalışıyor, yeni düşünceler üretmeyi önemsiyorum. Belki bu husus da yazılarıma gösterilen ilgili arttırıyor olabilir.

2)     Bir iletişimci olarak yeni iletişim teknolojileri ve internet konusunda ne düşünüyorsunuz?

Toplumsal bir varlık olan insanın en önemli özelliklerinden birisi de kendisiyle, doğayla ve diğer insanlarla sürekli iletişim halinde olması, duygu ve düşüncelerini bir diğerine aktarmasıdır. İnsanın bu özelliği onda varolan iletişim yeteneği ile ilgilidir. İnsanlar çağlar boyu birbirleri ile bu yetenekleri sayesinde etkileşimde bulunmuşlar, kültürlerini, uygarlıklarını geliştirmelerinde bu etkileşimlerinin rolü büyük olmuştur.İnsanlar yakın ve uzak iletişim imkanlarını tarih boyunca sürekli geliştirmişlerdir. İnsanlığın ilk döneminde iletişimde önce ses vardır. İnsan, çıkardığı değişik sesler, çığlıklar ve bunları desteklediği bedensel hareketler sayesinde birbirleriyle iletişim kurmuştur. Bunun yanı sıra ilkel resimlerle, çizgilerle insanın mesajını aktarması da insanlığın iletişim tarihinde sanatın ilk izlerinin göstergesi olmuştur. İnsanın iletişiminin gelişiminde en başta gelen koşul hiç şüphesiz dilin ortaya çıkmasıdır. Dil devrimsel bir gelişme olduğu gibi, yazının icadı da öyledir. Kimi düşünürler yazının insan beyninin çalışma prensiplerini bile değiştirdiğini iddia ederler. İnternet de bir iletişim devrimidir ve insanlığın evriminde bir kilometre taşıdır.

3)     Sosyal medya hayatımızda ne kadar büyük rol oynamakta? Hayatımızı sosyal ağlarsız düşünebilir miyiz?

Sosyal mecralar, tek yönlü ve yukarıdan aşağı iletişim yerine, çok yönlü, etkileşimli ve eşdüzeyli iletişim imkanı yaratmıştır. Sosyal statüleri, toplumsal sınıfları, cinsiyet ve yaş farklarını, makam ve mevkileri flulaştıran internet, aynı zamanda çeşitli kültürel havzalardan yayılan kullanıcı içeriğini birbiriyle yüzleştirerek hem çeşitli çatışmalara hem de temasın yarattığı etkileşimlere imkan sağlayıp yeni kültürel kabullere yol açıyor.Peki, insanlık çok yönlü, etkileşimli, demokratik ve eşdüzeyli ‘iletişim’ ve ‘sosyalleşme’ imkanlarına ilk kez mi kavuşuyor? Hayır, ama bu ölçekte evet. Eskiden de pazaryerleri, mabetler, kahvehaneler, köy odaları ve benzeri ortamlar eşdüzeyli iletişimin ve sosyalleşmenin mekanları olarak varlık gösterdiler. Bugün, McLuhan’ın “global köy” benzetmesi gerçekleşmiş, hatta tüm dünya kocaman bir kahvehaneye dönüşmüştür. Bu, olumlu ve olumsuz yanlarıyla insanlık için yepyeni bir deneyimdir ve geri dönüşü imkansız bir süreçtir.

4)     Sizin mesleğinizi yapmak isteyen gençlere ne önerirsiniz?

Mesleği icra etmek isteyenlerin mutlaka teorik bilgiyle donanmaları gerektiğini düşünüyorum. Görgüyle oluşturulan deneyimler bir yere kadar iş görür, oysa asıl mesleki olgunluk bilgi temeli üzerinde inşa edilebilir. Buna karşın, “bilme”nin yetmeyeceğini, “yapabilmek” için başka nitelikler gerektiğini de akıldan çıkarmamak gerekir.

Verdiğiniz enteresan cevaplar için çok teşekkürler. İşinizde daha büyük başarılar dileği ile

–         Ben teşekkür ederim size.

 

 

Bir cavab yazın

Sizin e-poçt ünvanınız dərc edilməyəcəkdir.